Yeni Yayın: “Turkish Screen Culture: Cinema and Television in Context”

 

Üsküp Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü hocalarından Prof. Dr. Oktay Ahmed’in yeni bir çalışması yayımlandı.

İngilizce kaleme alınmış olan “Turkish Screen Culture: Cinema and Television in Context” (Türk Ekran Kültürü: Tarihsel ve Kültürel Bağlamda Sinema ve Televizyon), Türkiye’nin sinema ve televizyon alanlarının gelişimini ve çok katmanlı yapısını kapsamlı biçimde inceleyen bir kitaptır. Bu eser, Türk sinematografisinin kökenlerini geç Osmanlı dönemindeki başlangıcından 20. yüzyıldaki kritik dönüşümlere kadar izlemekte ve sinema ile televizyonu daha geniş sosyo-politik ve kültürel bağlamlar içinde konumlandırmaktadır.

Cumhuriyet’in öncü yıllarından canlı Yeşilçam dönemine ve 21. yüzyıldaki güncel gelişmelere uzanan önemli tarihsel evreleri kapsayan eser, üslup değişimleri, tematik yönelimler ve sektör dinamiklerine ilişkin ayrıntılı bir kronoloji sunmaktadır. Tür sınıflandırmaları, film festivallerinin yükselişi ve dijital yayın platformlarının artan etkisi de ele alınmakta; böylece üretim, dağıtım ve tüketim biçimlerindeki dönüşümler yansıtılmaktadır.

Tarihsel ve endüstriyel perspektiflerin yanı sıra çalışma, edebiyat ile perde uyarlamaları arasındaki etkileşimi öne çıkararak Türk edebî gelenekleri ile görsel anlatı arasındaki zengin diyaloğu vurgulamaktadır. Önemli yönetmenler, oyuncular ve dönüm noktası niteliğindeki yapımlara odaklanan çözümlemeler aracılığıyla, Türk sinema ve televizyonunun sanatsal başarıları ve kültürel önemi aydınlatılmaktadır.

Bu eser, Türkiye’nin ekran kültürünün tarihsel seyri, estetik yenilikleri ve sosyo-kültürel sonuçlarıyla ilgilenen akademisyenler, öğrenciler ve uygulayıcılar için, geçmişini, bugününü ve süregiden dönüşümünü anlamaya yönelik titiz ve nüanslı bir başvuru kaynağı olmayı amaçlamaktadır.

Eser, hem karton kapak hem de Kindle formatında mevcuttur.

Sosyal Medyada Paylaş

“Üsküp’te Yazmak, Üsküp’ü Yazmak” Etkinliği Edebiyatseverleri Buluşturdu

27 Kasım 2025 Perşembe günü; kelimelerin, duyguların ve hayallerin ritmiyle adeta yeniden canlandı. Yunus Emre Enstitüsü ile Üsküp Aziz Kiril ve Metodiy Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü iş birliğinde düzenlenen “Üsküp’te Yazmak, Üsküp’ü Yazmak” etkinliği, edebiyata gönül veren birçok öğrenci, akademisyen ve şehir sakinine ilham dolu bir gün yaşattı. Türk edebiyatının üretken ve güçlü kalemlerinden Dr. Çiğdem Ülker, katılımcılarla buluşarak hem kendi edebi serüvenine hem de Üsküp’ün yazın dünyasına sunduğu sessiz ama derin ilhama ışık tuttu.
Etkinlik, Üsküp Blaje Koneski Filoloji Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde, Bölüm Başkanı Prof. Dr. Osman Emin’in açılış konuşmasıyla başladı. Konuşmasında edebiyatın bir şehirde bıraktığı izleri, mekânın yazarı nasıl dönüştürdüğünü ve kelimelerin bir kültürü nasıl geleceğe taşıyabileceğini vurgulayan Emin, Üsküp’ün zengin kültürel dokusunun bu tür etkinliklerle daha görünür hale geldiğini belirtti.
Söyleşi bölümünde Dr. Çiğdem Ülker; yazma sürecinin aşamalarını, karakter yaratımındaki psikolojik derinliği, bir mekânın yazarı nasıl yönlendirdiğini ve yazınsal gözlemin önemini örneklerle anlattı. Katılımcıların yönelttiği sorular, oturuma hem canlılık hem de akademik bir zenginlik kattı. Öğrenciler, bir yazarın dünyasını yakından tanıma fırsatı bulurken, Ülker’in samimi üslubu edebi yaratım sürecinin perde arkasını daha anlaşılır ve ilham verici kıldı.
Oturum boyunca, edebiyatın birleştirici gücü kadar, farklı kuşak ve kültürlerden insanları ortak bir dilde buluşturma potansiyeli de ön plana çıktı. Etkinlik, sadece bir söyleşi değil, aynı zamanda katılımcıların kendi yazma cesaretlerini keşfettikleri bir buluşma niteliği taşıdı.
Programın sonunda öğrencilere katılım sertifikaları takdim edildi. Katılımcılar, etkinlikten duydukları memnuniyeti dile getirerek, bu tür çalışmaların hem akademik hem de kişisel gelişimlerine önemli katkılar sağladığını ifade etti. Çiğdem Ülker’e yönelik teşekkürler, salondaki coşkunun ve memnuniyetin en açık göstergelerinden biriydi.
Etkinlik, Üsküp’te Türkçe edebiyatın gelişimi açısından önemli bir kültürel kilometre taşı olarak, genç kalemlerin kendilerini ifade etmelerine olanak sunarken, şehirde Türk edebiyatının taşıdığı canlılığı ve köklü geleneği bir kez daha hatırlattı.
Bu özel gün, Üsküp’te edebiyatın sadece geçmişle değil, aynı zamanda gelecekle de kurduğu güçlü bağın bir göstergesi olarak hafızalarda yerini aldı.
Sosyal Medyada Paylaş

Üsküp’te Türkoloji Konferanslarında Folklor Araştırmalarında Yeni Yönelimler Ele Alındı

Üsküp Aziz Kiril ve Metodiy Üniversitesi, Blaje Koneski Filoloji Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü tarafından düzenlenen “Üsküp Türkoloji Konferansları”, bu yıl folklor araştırmalarında güncel yönelimleri tartışmaya açan nitelikli bir akademik toplantıya ev sahipliği yapmıştır.
19 Kasım 2025 tarihinde Erasmus+ programı kapsamında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mustafa Dinç tarafından sunulan “Folklor Araştırmalarında Yeni Yönelimler” başlıklı konferans, akademisyenler ve öğrencilerin yoğun ilgisiyle gerçekleştirilmiştir.
Etkinliğe, ev sahibi bölümün öğretim üyeleri ve öğrencilerinin yanı sıra Uluslararası Balkan Üniversitesi ile Üsküp Yunus Emre Enstitüsünden akademisyenler, araştırmacılar ve öğrenciler de katılım sağlamıştır. Etkinlik, basın mensupları tarafından da ilgi gördü.
Konferansın açılış konuşmasını yapan Üsküp Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkanı Prof. Dr. Osman Emin, etkinliğin bölümün kuruluşunun 50. yılı dolayısıyla düzenlenen programın bir parçası olduğunu belirtmiş; bu tür bilimsel faaliyetlerin kurumlar arası akademik iş birliğini güçlendirdiğini ve öğrencilere önemli fırsatlar sunduğunu vurgulamıştır.
Konferans kapsamında, geleneksel folklor anlayışlarının yanı sıra çağdaş kuramsal ve yöntemsel yaklaşımlar ele alınmış; özellikle son yıllarda öne çıkan yapay zekâ destekli analiz teknikleri, dijital kültür çalışmaları, sosyal medya folkloru, kent folklorunun dönüşümü ve kültürel mirasın dijital ortamlarda korunması gibi temalar tartışılmıştır. Yapay zekânın halk anlatıları, masallar, atasözleri ve benzeri anonim edebî ürünlerin sınıflandırılmasında; kültürel motiflerin görsel tanımlanmasında ve sözlü kültür arşivlerinin dijitalleştirilmesinde araştırmacılar için önemli bir yöntemsel araç hâline geldiği ifade edilmiştir.
Doç. Dr. Mustafa Dinç, aşırı ilginç geçen sunumunda yapay zekânın akademik araştırmaları yüzeyselleştirdiğine dair görüşlerin aksine, veri analiz süreçlerini hızlandırarak araştırmacılara daha geniş bir inceleme alanı sunduğunu belirtmiştir. Dinç, dijital çağın şekillendirdiği yeni folklorik olguların, disipline hem içerik hem de yöntem bakımından önemli katkılar sağladığını ifade etmiştir.
Konferans sonrasında yaptığı değerlendirmede Dinç, kuruluşunun 50. yılını kutlayan Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyelerine gösterdikleri nazik ve samimi ev sahipliği için teşekkürlerini iletmiştir.
Etkinlik, kurumlar arası akademik iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik temenniler ve gelecekte ortak araştırma projelerinin hayata geçirilmesi dilekleriyle sona ermiştir. Katılımcılar, yapay zekâ ve dijital yöntemlerin folklor çalışmalarına sunacağı yeni imkânları daha kapsamlı araştırmalarla geliştirme yönünde ortak iradelerini dile getirmiştir.
Sosyal Medyada Paylaş